5 Nisan 2026 Pazar

Anne Evladını Terk Ediyordu (Dê ewledê xwe davît)

Anne Evladını Terk Ediyordu (Dê ewledê xwe davît)

​Kürtler arasında büyük bir felaket yaşandığında, örneğin Zilan Deresi katliamından bahsedilirken, o anın dehşetini anlatmak için "dê ewladê xwe davît" (anne evladını terkediyordu) denilir.

​Buna benzer felaketler Revan Kürtlerinin de başına gelmiştir. Hacı Baha şöyle anlatırdı:

​"Şamiran’dan kaçtığımızda, bazı yaşlılar kaçamadıkları için Şamiran’da kaldılar. Hepsi öldürüldü. Kadınlar ve çocuklar önde, biz kaçıyorduk. Üç çocuğum Ali, Xezal, Sûtê ve eşim Mîmê yanımızdaydı;

​Biz kaçarken mermiler sağımıza solumuza, önümüze arkamıza düşüyordu. Biz kadın ve çocukları kaçırıyor, aşiretin savaşçıları ve yiğitleri de arkada çarpışarak bizi koruyordu. Üç çocuğu birden taşıyamıyordum, nefesim kesiliyordu. Sûtê o zaman daha üç aylıktı; yüreğim yanarak, gözyaşları içinde kundaktaki Sûtê’yi bir kuşburnu (şîlan) ağacının dibine bıraktım. Alî ve Xezal’ı kucağıma alıp tekrar kaçtım ve kafileye yetiştim.

​Arkamızdan savaşçılarımız geliyordu. Hem çarpışıyor hem de bize doğru ilerliyorlardı. Mihemedê Erep o kuşburnu ağacının önüne geldiğinde bir bebek sesi duyar. Bir yandan çatışırken bir yandan da bebeği arar. Sûtê’yi bulur, kucağına alır; hem çarpışmaya devam eder hem de bize doğru gelir. Akşam vakti savaşçılarla birlikte bize ulaştıklarında şöyle dedi:

— 'Bir bebek buldum, acaba kimindir?'

​O an sanki dünyalar bizim oldu. Mîmê, Mihemedê Ahmed'in elini öptü ve ağlayarak şöyle dedi:

— 'O bizim bebeğimizdir. Kurşunlar yağıyordu, kaçamıyorduk. Mecbur kalıp onu orada bıraktık.'


​İşte bunlar bizim başımıza geldi. Sûtê büyüdü, amcasının oğluyla evlendi ve ömrünü Koğak köyünde geçirdi. Xanê ve Xatê adında iki kızı oldu; onlar şu an İzmir’de yaşıyorlar. Sûtê ise 1978 yılında vefat etti."


✅️ Yukarıdaki bilgiler Redkî aşiretinden Hesenê Emer'in Ji Rewanê heta Mûşê (Erivan'dan Muş'a kadar) isimli kitabından alınmıştır.

Kitabı BURAYA ⬅️ tıklayarak sipariş edebilirsiniz.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder