1 Nisan 2025 Salı

MİRZE DEDE'NİN ÇOCUKLUĞUNDAN BİR KESİT



Digor Başköyden, Redkan aşiretinden Mirze'nin hayatından bir kesit. Abdurrahman Ada'nın kaleminden.


MİRZE DEDE'NİN ÇOCUKLUĞUNDAN BİR KESİT

1877 ve 1878 olarak bilinen Osmanlı Rus Savaş'nda Kars dahil olmak üzere Osmanlı İmpratorluğu doğuda bir çok vilayeti Çarlık Rusyası'na bırakarak o topraklardan el çekti.

Dolaysıyla 1917 Ekim Devrimi'ne kadar doğu bölgesi Ruslar' ın yönetiminde kaldı.

Çok önceden de olduğu gibi belirttiğim iki tarih aralığında da bir çok etnik yapılar içiçe yaşadılar.Hiç bir inanç durumunu ve milliyetçiliği konu etmeden bir arada yaşamayı prensip edindiler.Türkler,Kürtler,Azeriler,Terekemeler,Malakanlar,Ermeniler,Ruslar,Rumlar,Ezidiler hepsi bir arada yaşadılar.Ticari işlerde ortaklıklar kurdular,tarım çalışmalarında imece usülü çalıştılar,kirvelik ilişkileri kurdular,karşılıklı evlilikler kurdular.Aynı çarşılarda kolkola gezip şakalaştılar,aynı yerlerde alış veriş yaptılar.

Birbirlerinin acılarını,birbirlerinin sevincini paylaştılar.Birbirlerinin sofrasında yemek yediler.Hatta büyüklerden dinlerdik,gayrı müslimler müslümanların kutsalı saýılan "dini ocaklara"gelip şifa diledikleri de oluyormuş.Yani ahenk içinde bir mozaik yaşam sürer giderdi.

İşte bahsettiğim Mirze Dede bu dönemde çocuk yaşlardadır.Erken yaşlarda babası Evlê vefat edince yetim kalır.Ailenin başına büyük abi(aslında o da çok genç)Cevo geçer.Cevo' nun Mirze,Mıhemed,Çolo ,Reşit diye dört kardeşi daha var.Kendisiyle beraber beş kardeştirler.Ailenin bütün yükü büyük abiye düşer.

Geçinebilmek için o dönem kardeşlerini ücret karşılığında birilerinin yanında ya hizmetçi ya da kuzucu olarak çalıştırır.Yaşları küçük ama omuzlarına binen hayat yükü ağırdır.

Bu arada Başköy'e yakın Tilik Köyü'nde Hamoyan ve Hamazaz isminde iki Ermeni kardeş yaşamaktalar.İkisi de evli,hanımları kardeş yani bacanaklar da.İkisınin de çocukları bir türlü olmamış.

Hamoyan denilen büyük kardeşin emekli bir general olduğunu bize büyükler hep anlatır dururlardı.Kardeşi Hamazaz'la yazın yaylalık niyetine

Tilik Köyü'ne gelirler.Kışın da Erivan'a dönerler.İki kardeş de hayvancılığa meraklı oldukları için bayağı hayvan da beslerler.

Hamoyan,evlerinde bir çocuk olsun ve evdeki ufak tefek işlere yardım etsin diye arayışa girer.Eli ayağı düzgün,terbiyeli,çalışkan olduğu çevrede bilinen Mirze için Başköy'e gelir.Cevo'yu ikna eder.Mirze'yi alır Tilik Köyü'ne götürür.

Mirze,çalışkanlığı ve dürüstlüğüyle kısa sürede ailenin sempatisini kazanır.Artık onu bir çalışan değil de ailenin bir ferdi olarak görürler.Birbirlerine karşılıklı olarak çok ısınırlar.Mirze'yi ailenin ayrılmaz bir parçası görürler.

Bu yıllarda yani 1915 li yıllarda dünyanın üstünde kara bulutlar dolaşmakta.Masa başında oturup cetvelle ülkelerin sınırlarını çizen emperyalist güçler,1.Dünya Savaşı kararını uygulamaya koydular.Dinsel ve etnik milliyetçilik dalgalarını yayarak dünyanın her tarafına ateş saldılar.

Kafkasya'da Çarlık Rusyası,Osmanlı İmparatorluğu cadı kazanı gibi kaynamaktadır.

Dünyanın diğer bölgelerindeki ateş her gün korlanmaktadır.

Ben bu detaylara fazla girmeden hikayeme dönersem Hamoyan ve Hamazaz kardeşler bir kaç sene üst-üste yaylalık olarak Tilik Köyü'ne geldikleri için kışın Erivan'a döndükleri 1915 yılında Mirze'yi de çok sevdiklerinden beraberinde götürürler.Yazın tekrar yaylaya beraber geri dönerler.

Hamoyan çok üst düzey bir emekli general olduğu için yaşam standartlarına ve genel kültürüne de çok önem veren birisidir.O dönem ulaşım koşulları hayvanla yapılırdı.Özel hizmetçisini her gün at faytonu ile Erivan'a gönderir, hizmetçisi ona günlük gazete,dergi ve taze sebze ve meyve getirirmiş.Tilik ile Erivan arası 100 km ye yakın bir mesafe olduğu düşünülürse o günün koşullarında Hamoyan ve Hamazaz kardeşlerin kendilerine ne kadar iyi baktıkları ortaya çıkar.

Bu arada cadı kazanı gibi kaynayan dünyanın ateşi Digor'u da sarar.Yıllardır birbirleriyle kenetlenmiş halkların arasına egemen güçler dinsel ve milliyetçilik duygularının tohumun çoktan ekip halkları birbirine düşman ettiler.Erivan 'daki müslümanlar Ermeni ve Rus milliyetçiliğinden rahatsız,Anadolu topraklarındaki gayri müslüm topluluklar tedirgindir.

Çok geçmeden karşılıklı kıyımlar ve sürgünler başlar.Kan,gözyaşı,cinayetler Kars' ın mozaik yapısını alt üst eder.

Hamoyan ve Hamazaz kardeşler de haddinden fazla tedirginler.1916 kışına doğru Erivan'a dönerlerken kendi çoçuklarından fazla sevdikleri Mirze'yi de Erivan'a götürürler.1917 ilkbaharında tekrar yayla köyüne döneriz diye niyetlenirler.

Ama o arada ok yaydan çıkmış,Ekim ayında Çarlık Rusyası yıkılıyor,Lenin önderliğinde SSCB kuruluyor.Osmanlı can çekişiyor,bu arada Kurtuluş Savaşı çalışmaları hızla devam etmektedir.

Rusya' daki müslümanlar Türkiye'ye;Türkiye'deki gayrı müslümler Rusya'ya göç ediyorlar.Karşılıklı sınırlar açılmamak üzere kapanıyor.

Hamoyan ve Hamazaz kardeşlerin tekrar Türkiye tarafındaki yaylaya gelmeleri artık bir düş olarak kalır.Bu arada Mirze de onların yanında kalır.O kadar çok benimsemişler ki artık onu ailenin ayrılmaz bir parçası olarak görüyorlar.

Fakat kör milliyetçilik o kadar işlenmiş ki insanların beynine Hamoyan ve Hamazaz'a komşu olan milliyetçi Ermeniler müslüman olan Mirze'nin varlığından çok rahatsız olurlar.

Bir gün aile koyunlardan elde ettikleri yünleri

o günün koşullarına göre ateş üstündeki stillerde boyama yaparken Mirze'de bir çubukla yardım olsun diye stili karıştırır.Onun bu dalgınlığından faydalan bir komşuları silahla üç el ateş ediyor ve şans eseri bir kurşun dahi isabet etmiyor.Tek sebep bu suçsuz günahsız çocuğun Müslüman oluşudur.

Aileyi bir telaş alıyor.Ne Mirze'den olmak istiyorlar ne de tedirginliklerine gem vuruyorlar.Son

çare Hamoyan aile ile ortak bir karara varıyorlar"biz Mirze'yi sınırdan geçirip ailesine teslim edelim"derler.

Bir sabahın erken saatinde Hamoyan atına biner,Mirze'yi de terkisine bağlarlarAilenin kadınları gözyaşı içinde ağlayarak uğurlarlar.Çok benimsedikleri için canlarından bir can kopmuş gibi o günkü adetlere göre kadınlar aylarca hüznünün ifadesi sayılan entarilerini ters giyip karalar bağlarlar.

Hamoyan atlı olarak yasak dinlemeden sınırı geçip Türkiye tarafına geçer.Başköy'ün Kundo Köýü mevkisine kadar getirir.

Aslında niyeti getirip Başköy'de ailesine teslim etmektir.Ama arazide dolaşan bir grubu izler ki o grubun içinde gözünü kırpmadan Ermenileri ölďürecek niyette olan birini tanır.Beni öldürürler korkusuyla Mirze'yi Kundo Köyü'nde indirir ve Mirze'nin cebine de Rus parası "manat" dan epey harçlık ve ona aldığı giysi bohçasıyla eline verir gönderir.

Bir daha hiç göremeyeceğini de bildiği için ağlayarak yüzünden öper uğurlar.Aynı şekilde Mirze de hüzünle ayrılır.Hamoyan şöyle der:

"Sen köye ulaşıncaya kadar ben seni dürbünle izler,köye ulaştıktan sonra Erivan'a dönerim"der.

Ta ki Mirze Başköy'e varınca Hamoyan da Erivan'a evladını kaybetmiş bir baba hüznüyle döner.Hamoyan Tillik'te bulunduğu sürede hayvanlarını

sulamak için yapay büyükçe bir gölet yapar.Buraya GOLA HAMOYAN denilir Yani HAMOYAN'nın GÖLÜ.Bu mıntıka hala o isimle anılıyor,her zaman konudan bahs edilince Hamoyan'ın Mirze Dedeye olan iyiliğini yıllar geçmesine rağmen anar dururuz.

3 Şubat 2021 / ABDURRAHMAN ADA

Kaynak kişiler :Nurettin HACIOĞLU,Hamza ADA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder